
pazartesileri
çekip gidememe sebebimdi gülüşünü görme olasılığım
salıları
öylece durmanı izlemeyi severdim sadece
çarşambaları
sana bakışımı yakalardın
perşembeleri
bana diyecek bir şey bulamazdın
sadece şaşardın
cumaları
sen maç kritiği yapardın
bense seni hayatımın merkezine yerleştirirdim
cumartesileri
okanda konukları kim diye sorardın
pazarları
sadece özletirdin kendini
kendini "özel" sananlara gülerdin
onlara el sallamıştık beraber
ama bizi göremediler ...
politakacılara küfretmeye çalışırdın
zayıf küfürlü kelime dağarcığınla
süslenmesini pek beceremezdin
ama yine de kıskançlık krizilerden çıkamazdım
çünkü millete sevimli gelirdin
"dünyanın en fena olmayan pastaları"nın
en güzel servisçisiydin
sürekli diğer insanlardan bahsederdin
sanki diğerleri umrumdamış gibi...
kimsenin bilmesini istemediğim şarkılarımız vardı
kimsenin de bilmek istediği yoktu ama onlar "bizim"di
bana senin hakkında ufak şeyler anlatırdın
işte onları düşünerek nefes alabiliyorum.
ortak yönlerimiz çok
birbirimizin aynisiyiz diye
deli gibi sevinilir miydi ben çok yapardım
"televizyona yine seninki çıktı
ben izledim
sizin takımda bu sene iş yok
yeni albümleri beğenmedim
O film? evet çok fenaydı
seda sayan annesine söz vermiş
artık akıllanmış bir dahası olmayacakmış"
bir çocuk heyecanıyla sıralamasam, anlatsam herşeyi
sen de dinlesen eskisi gibi
evet,
başkalarını da düşündüm
yanımda kimin olduğu önemli değildi
ama onları sen de gördün
sadece yalnız ölmek istemediğim içindi
tüm siyah beyaz karelerden fırlayan
senin sevimli-hüzünlü yüzündü
büyük başarı hala böyle kalabilmek
utanç verici olurdu
yeni birisiyle olmana alışabilmek
bir sidik gölü içinde
yaşamış olduklarıma göndermeler yaparak
insan çok üzülünce ağlayamaz derdin
yine haklı çıktın
hem gidememek hem de kalamamak nasıl birşey
biliyor musun?
artık ben ne yapacağımı bilmiyorum
en iyisi benimle geçmişte dolan son kez
ağlamama yardım et
ve yine bırak git
Bugün yolda
küçük sevimli bir köpek gördüm
henüz çok küçücüktü çok sevimliydi
kahverengi tüyleriye
oyuncak bebekler gibiydi
keşke benim olsa dedim
ne garip oysa
hayatımda gördüğüm en sevimli köpeğinbaşına sinekler üşüşmüştüçünkü ölüydü
ve katili
onu orda bırakıp gidecek kadar ibneydi
Ben onun tek bir gözyaşı için savaş çıkartırdım
Ama o yine kendisini ağlatanlarla ayni cephede olurdu.
Son fondipten sonra
boğazım yandı
bir bardak su almaya üşendim
doğrudan uyumaya yöneldim
dişlerimi bile fırçalamaladan
ama son anda durdum
sana bir şiir uydurdum
sonra sabah oldu
not aldığım kağıtı bulamadım
şiirden hatrımda kalan tek şey
bir kelime üç hecelik
şiirin adı güzelcik
Emo bloguna döndü diyenlere gelsin bu "emo"bilitenin kaynağı ve şairin gayri resmi bir otobiyografisi...
Siz de bir tane şarap ismi olun benden tavsiye.
Ezbere bilişim
ayakkabı numaranı
en tiksindiğin hayvanı
neye sevindiğini
tahmin edişim yapacağın espriyi
unutmayışım seninle ilgili her detayı
gözümün önünde olması
seni ilk gördüğümde üzerindeki o elbisenin
aklımdan çıkmaması
en sevdiğin o 5 şarkının
tamam, herşey ayrıntıda gizlidir
ama tüm bunlar saçmalık
aşkımız yok sevgimin karşılığı yok
yüreğim hayallerine tok
herşeye rağmen
düşüncelerine esir beynim
gülüşüne hasret gözlerim
ve söylenenlere tıkalı
sesine aç olan kulağım
karşıdan gelip yol vermemek için
gözümün içine bakmayan bir sürücü gibiydin oysa sen...
İnsan psikolojisi ilginçtir. İnsanlar sadece sevdikleri şeyleri olduğundan daha güzel hatırlar. Ve bazen çok abartırlar.- İnsan psikolojisinden anlayan bir arkadaş.

Bak bu şarkı seni anlatmış dedim
solistin sesi iğrençmiş
ama şarkı fena değil dedin galiba
ben zaten dalmıştım
ne dediğini bile anlamadım
yine seni düşünürken senin dediklerine odaklanamayışım
ne garip salak dedim içimden
sonra bir şeyler saçmaladım
sallamadın bile
güldüm
uyuyakaldım
Bana elini uzatmıştı
tokalaşmak için
ben de elimi uzattım
saniyelik hayallere dalmak için
eli minnacıktı
biraz terliydi ama çok güzeldi
o benim için
elini tutmak için yanıp tutuşmak
ama arkadaşça bir tokalaşmaya razı olmaktı
elini tutarken içten yihuuu diye bağırırken
dıştan hiç belli edememekti
ona deli gibi sarılmak isteyip
o tokalaşma sayesinde yüzümde
o şapşal gülümsememeyle 2 hafta dolaşmaktı
mal mal güzelciğe bakıp
elini bırakamamaktı
zaten elini ilk o çekti ve çaresizce gittimama gerçi rüyamda hiç bırakmadım
Birşeyler söyleyecektim
Sonra geldi aklıma acıkmadım pek.
İstesem karşı masadaki kızı süzerdim
Tavlama ihtimalim olmasa da
Eskiden olsa giderdim buralardan
Bakmadan arkama
Neden yine geldiler bana
Ve neden acı çeker gibi yüz ifaden
Çünkü gene düştün aklıma
Yüksek bir sandalyedeyim
İstesem rahat rahat yaslanabilirdim arkama
Ama keyfim yok
Dayanamadım gene yokluğuna...
Sayın hanımefendi etobur çiçekler gibisiniz
Sakın siz oturmayın yaprağına
Siz de yenilebilirsiniz.
Senin için özeldir,
seversin olmaz
zaten ipinde değilsindir
çünkü o özel olmak için hiçbir şey yapmamıştır.
Artık işin takıntı...
Kökle kalbine kalbine bıçağı...
Onun beni sevmeye bir nedeni, bir ihtiyacı olmadığı halde beni sevilebildiği için onu böyle çok seviyorum.